Şu an yapmış olduğum taramalarda müthiş ilginç makaleler gördüm.

Forbes gibi meşhur  bir dergide “YouTube Under Investigation For Being Dangerous To Children” gibi bir makale..

Huffpost’ta “Is YouTube Kids Actually Safe For Kids?” gibi bir makale…

CRCHealth’de “Is YouTube A Dangerous Place For Your Children?” bir makale…

At Parent Survival adlı sitede “Why YouTube is Causing Young Kids to Go into Therapy and Why Parents Need to Find Alternatives to Even Youtube Kids” gibi bir makale…

Techrunch’ta “YouTube  is not for kids.” Gibi bir makale

Bu makalelere bakınca bizim Türkiye’de gözlemlediğimiz ancak yazıya dökülmeyen bu durumlar konusundan gelişmiş ülkelerde sesler yükselmekte.

 

***

 

Niye bu kadar acımazsızca haberler karşımıza çıkmaya başladı. Neden artık bir suçlu aranıyor. Suçlu “momo” , suçlu Youtube, İnstagram,  bilgisayar oyunları vs…

Bir kere burada biz sadece dışa bakan yöne bakıyoruz. Kök nedene inmiyoruz. Ancak dışa bakan  yön konusunda da tehlike büyük olduğu için tedbirleri tek tek sırayalım.

 

 

Bir ABD’li  annenin sözlerine bakalım şimdi;

“10 yaşındaki kızım, tıpkı sevdiği bazı şarkıcılar gibi, kendi videolarını yapmaya karar verdi. . En sevdiği müzik hakkında konuştuğu, en sevdiği bebeklerini gösterdiği ve odanın içinde dans ettiği birkaç tanesini kaydetti. Daha sonra onları YouTube’da yayınlamaya karar verdi.

Bunu yapmasının tehlikeli olduğunu düşündüm mü diye sordu ve bazı yansımalardan sonra videolarda herhangi bir kişisel bilgiyi ifşa etmemesinin güvenli olacağını düşündüm.

Geçen hafta benden videolarına gönderilen yorumları kontrol etmemi istedi. Bilinmeyen insanlardan gönderilen yaklaşık 18 müstehcen mesaj olduğunu görünce şok oldum! İnternette videoların ne kadar masum olduğu önemli değil, kızımın kendisini göstermesine izin vermenin sonuçlarını hafife almak için büyük bir hata yaptığımı farkettim.”

 

 

Şimdi buna benzer bir durumda yine youtube ile ilgili sorunlardan dolayı terapiye gelen ailelerin durumlarını açıklayan bir psikoterapistin yukarıdaki makalelerden birinden alıntı;

 

“Geçenlerde ebeveynler beni görmek için sekiz yaşında bir oğlan çocuğu getirdi, çünkü erkek arkadaşı en iyi arkadaşı çıplak olarak yatak odasında bulundu. Ebeveynleri dehşete düştü ve onu hemen terapiye getirdiler. Erkeklerin birbirlerinin özel bölümlerine dokunmaya çalıştıklarını söylediler. Grafik detaylarını size ayıracağım, ama normal meraktan öteye giden, cinsel olarak açık şeyler yapıyorlardı. Oğullarının cinsel olarak istismara uğrayıp uğramadığını belki bilmek istiyorlardı.”

 

“Ebeveynler çocuklarını korku için getiriyorlar. Çocuklarının neden bir odaya kendi başlarına girmekten korktuğunu bilmediklerini söylediler. Bana çocuklarının yalnız yatmaya korktuğunu söylüyorlar. Ne olduğu konusunda şaşkınlar.”

 

…ön lobu olmayan her insan aptal hareketlerini kaydeden videolar yapmakla meşgul gibi görünüyor. Ne yazık ki, küçük çocuklar bunun harika olduğunu düşünüyor. Bu YouTubers’ı takip ediyorlar. Nasıl konuştuklarını ve nasıl davrandıklarını idolleştiriyorlar. Davranışlarını ve şakalarını taklit ediyorlar ve inciniyorlar. Başları belaya giriyor. “

 

 

  • Çocuklarınızın girdikleri siteleri sizler de kontrol ediniz.
  • Çocuklarınızın YouTube kullanımını hakkında izleme yapınız. Bunun için Youtube Kids gibi uygulamalar var. Bu uygulamalarla kaç dakika kaldığı, neleri tarattığı, nerelere girdiği gibi verileri size verilmektedir. Tabii ki filtreler ve bazı videolara engellenebilir.
  • Çocuklarınıza çevrimiçi ortamda nasıl güvende olacaklarını öğretin. Örneğin çektiği videolarda nerede oldukları ile ilgili detayları gizlemelerini, kişisel görüşmeler yapıp yapmamaları gerektiğini gibi.
  • Çocuklarınızın videolarıyla ilgili yorumları devre dışı bırakın. “yorumları devre dışı bırak” seçeneğini işaretlemelerini gösterin.

 

Tabi terapistlerin ve pedagogların tamamen yasaklama gibi bir seçeneği sunmadığını belirtmek isterim. Ben de öyle düşünüyorum. Ancak bazı aileler kökten çözüm diyerek bunu deneyebilirler. Kendileri bilirler.

 

***

 

Şimdi gelelim şu Youtubers denen olaya. Bu kişiler, ne kadar çok kişi beni izler ve beğenir diye kafalarını sabah akşam düşünceye sokan kişiler. Bir şeyin tuttuğunu görünce analizlere bakarak kendini ayarlayan kişiler. Kimiler bilgisayar oyunu, kimileri faydaları videolar; ki bana göre faydasız, ben araştırmalarını derinliğine inanmıyorum çünkü asıl işleri o değil, bir diğer konu bu şekilde hazır bilgi sunumu insanları da tembelleştiriyor ve kişilerin çektikleri videolardaki verilerin ve görüşlerin kesin doğru olduğu fikrine itiyor, kimileri şarkıcı gibi. Youtube ta 13 yaş altı kişilerin video yüklemeleri yasak. Buna bazı ailelerin de sırf çocuğun istediği için buna uymadığını görüyoruz. Bu da ayrı bir konu gerçekten.

 

***

 

Şimdi bu youtubers ile nasıl mücadele edeceğiz;

  • Ana nedene odaklanmamız gerekli. Bu da özdüzenleme ve otokontrol gelişiminin zayıflığı. Bunu geliştirecek eğitimi çocuklarımıza vermeliyiz.

 

  • Rol modelliğinizi kontrol ediniz. Bakın zamanla değişen ne? Zamanın değişmesinde değişmeyen bizim hazlarımıza olan düşkünlüğümüz. Bu hazların servis sağlayıcıları değişiyor sadece. Öncelikle bizim hazlarımıza karşı duruşumuz ile ilgili olarak rol modelliğimizi geliştirmeliyiz.

 

  • Çocuklarımızda travmaya neden olmuş ya da olabilecek neler var araştırınız.Bunları incelememiz gerekiyor. Ardından bunlara yönelik olarak onları bu travmaların etkisinden çıkaracak yaklaşımları uygulamaya başlamalıyız.

 

  • Aileler ana hedeflerin meşhur olmak, duyulmak, zengin olmak olmadığını öncelikle kendinize anlatın, içselleştirin.

 

  • Bütün bağımlılıklarınızı gözden geçiriniz. Bağımlılıklarınıza karşı savaş açınız. Siz mücadelede başarılı olamazsanız, çocuğunuz da olamaz.

 

  • 10-12 yaşına kadar çocukta favori alanlar geliştiriniz. Bu konu oldukça önemli. Eğer özdüzenleme gelişmezse favori alanlar da gelişmiyor. Favori alanların gelişmesi yaratıcılık ile ilgili bir konu aynı zamanda. Yaratıcı anneye… kitabında bir çok strateji bulunmakta onları kullanınız.

 

  • Çocuğunuzun mutlu olmasını sağlayacak uygun arkadaşlık ilişkileri kurmalarını destekleyiniz. Birçok ailede gördüğüm şey eşinden ayrılmış ailelerin, arkadaşlık ilişkileri de genelde sorunlu. Çocukları da genelde arkadaş edinme ve sürdürmede sorun yaşıyor. Bu çocukların genelde arkadaşlık kaliteleri düşük olduğu için seçimsiz yalnızlık psikolojik olarak onları etkiliyor. Bu durum onları sanal dünyaya, bilgisayar oyunlarına bağımlı hale getirebiliyor. Eşlerinden ayrılan ailelerde böyle olduğu gibi, anne ve baba yoğun çalışan ailelerde de durum bundan farksız değil.

 

  • Çocuklarınız ile yaptıkları hakkında samimi sohbetler yapın. Bu tavsiye her konu için geçerlidir.

 

  • İyice aşırıya giden çocuklarda sert tedbirler alınabilir. Ciddi yasaklar getirilebilir. Ancak bu yasaklama esnasında hemen çocuğun boşluğa düşmemesi için yerine aktivite konulmalıdır. Çocuğun bu bence hasta durumundan çıkması için yetenek atölyeleri önerilebilir.

 

  • Çocuk için bir şeyi isterken “yeter ki mutlu olsun” sözünü çocuk yetiştirme felsefenizden kaldırınız. Bu durum bizi hataya götürecektir. “Zevkli olan keyifli olan şeyler demek ki doğru yapılan şeylerdir” anlayışı çocuğun beynini ve vücudunu yönetmeye başlar. Bu durum çocukta özdüzenlemenin iflası ve yok oluşu demektir.

 

Daha birçok öneri yazılabilir. Şimdi kısaca TikTok uygulaması hakkında da sizlere bilgi vereceğiz.

***

TikTok uygulaması ise Çin de geliştirilen, müzik ve kamera efektleriyle kısa videolar oluşturmasını ve paylaşmasını sağlayan bir uygulama. Geçen sene 800 milyon indirme ile en çok indirilen uygulamalar arasında. Muhteşem paralar bunlar tabii ki

 

Ailelere bu uygulama için söyleyeceğimiz şey şu,  16 yaş altındaki çocuklarda çok popüler bir uygulama.  Bu uygulamayı yüklerken çocuklar üye profillerini “herkese açık” olmamasına dikkat etmeleridir.

 

Bu yazımız daha detaylı hale getirilebilir ya da seri halinde yazılmaya devam edilebilir. Ancak şimdilik bu kadar diyelim.

 

Doç.Dr. Hasan Said TORTOP

Üstün/özel Yetenekliler Uzmanı