Stres, birçok insanda olumsuz etkilere neden olur? Ancak, belli düzeyde stresin olması gerektiği uzmanlar tarafından söylenir. Evet vücudumuzdaki kaslara da baktığımızda belli düzeyde gerilmişlerdir. O durum onların sağlığı için gereklidir. Metabolizmanın bir bütün olarak belli bir streste olması gerekir. Konun bu olmadığını, ÜZ çocuklarda stresin nasıl bir etki yarattığını açıklamaya çalışacağım.

Bir kere mekanizmanın çok hassas olduğu hep söyledim. Hassasiyetin nedeni yaratılışlarından gelmektedir. O yüzden bazı insanların “boş ver takma”,  “böyle her şeyi umursarsan senin için iyi olmaz” dedikleri söylemlerin ÜZ kişilerde boş telkinler olduğunu söylemekle başlayayım. Bunu demenizin hiçbir yararı olmadığı gibi kişiyi kendinizden soğutması da mümkün. Çünkü anlaşılmak isteyen birey anlaşılmadığını hissettiğinde kaçışa girer. Bu kaçış ya anlaşılacağı bir yere ya da hiç kimsenin olmadığı bir sığınağa olur.

Bir stres kaynağı var ve karşımıza bir başka stres kaynağı da devreye giriyor o zaman. Farklı bir boyutta seyrediyor olaylar, ancak biz bunu aynı boyuttaymış gibi algılıyoruz. Bizim boyutumuz geçişler arasındaki zorluk nedeniyle stresin neden olduğu ayrı bir stres olarak karşımıza çıkıyor.

Yani stresin stresi.

Peki bunu nasıl çözümleyebileceğiz. Sorun öncelikle bunu anlamak ile başlıyor. Yukarıda bunu anlatmaya çalıştım biraz. Ya stres kaynağını yok edeceksiniz. Bunun ise olması zor, hatta imkansız. O zaman stresin neden olduğu stresin üzerine biraz çalışmamız lazım.

Bunu da bilinçli bir aile iseniz azaltabilirsiniz. Ancak bu durum yine stresi yok etmeyecektir. O zaman stresin stresi üzerinde bir şeyler yapalım. Neden yapalım şimdi onu anlatalım. Kulak zarını biliyoruz. Ses dalgaların kuvveti nedeniyle titreşir ve bunu kulak içindeki mekanizma aracılığıyla beyne ileterek ses halinde algılamamızı sağlar. Kulağımıza gelen ses kulak zarını devamlı bir stres haline sokar. Ancak çok güçlü bir ses geldiğinde bu stres artık kulak zarının dayanamayacağı noktaya ulaşır. Yani stres artık kulak zarı için kötü bir son için ciddi bir stres yaratır. Yani stresin stresi oluştur. Bu durumda bir başka kanal olan östaki borusu devreye girer ve ağzımıza açılan kısmı ile açık hava basıncı (başka bir stres) ile ters yönde bir başka strese sokar. Bu ise bir dengelenmeyi sağlayacağı için kulak zarının zarar görmesini engeller.

Buradaki metafor bize acaba bir çıkış yolu için ışık olabilir mi? Bunu bir düşünelim. ÜZ çocuk üzerinden bir örnekle yola çıkalım. Sınavdan düşük not almak, hedeflediği okulu kazanamamak bir stres kaynağıdır. Bunun sebebiyle de ailenin de ayrıca bir stres etkisi var. İki kat üzerinde stres olduğunu görüyoruz. Tüm bu streslerin neden olduğu sanki sanal bir stres de ÜZ çocuğun beklentileri karşılayamayacağını düşünmesi nedeniyle hayali bir kitlenin onun kendiliğine (benliğine) uyguladığı hayali bir stresi de doğurur. Şimdi stres kaynağına etki edemiyoruz. Çünkü ya kazanacak ya da kazanacak. Ya yüksek not alacak ya da yüksek not alacak. O zaman stresin ortaya çıkardığı strese bir başka stres kaynağını ters yönde göndererek dengeleme yapılabilir mi?

Bu nasıl olacak peki?  Birincisi bu sanal kitleye karşı “bana karışmayın. Her şey o okulları kazanmak değil, önemli olan yaratıcılık, kendini kabul ettirmek..” gibi psikolojik savunma mekanizmalarını ortaya koymak. Bunu müthiş zekaları ile ÜZ çocuklar ailelerine karşı yaparlar. Bu ise olaya bilinçsizce bakan aileler için “Evet doğru bu heralde bu zamanda” gibi bir bakışla kendilerinin ürettiği bu stres kaynağını etkisini azaltır. Ama bu durum ÜZ için bir yalancı kalkandır. Bunu bilir kendisi de. Bu iki şekilde kendinde değişikliğe sebep olur. Birincisi bu duruma kendini de inandırarak başarısızlığı kabul ve yeteneklerinin sönmesini izlemek. Diğeri de kendine alan açarak güçlenmek. İkincisinin olmasını arzu ediyoruz tabii ki.

Bunu bir fıkra ile daha kolay anlaşılması için süsleyelim. Nasrettin hocanın birine borcu var ödeyecek durumu yok. Her seferinde adam istiyor. Borcunu vereceksin dimi, ne zaman vereceksin bak… Nasrettin hoca ise borcunu ödemek zorunda olmanın müthiş baskısı ve stresi içinde hep. Bunu da ona ciddi zarar veriyor. Dayanılacak durumda değil artık. Bir de itibarlı biri olmasından dolayı da halk ne der, onun da stresi var. Neyse dayanamıyor ve pencereyi açmasını istiyor eşine ve avazı çıktığı kadar bağırıyor. “borcumu ödemiyorum…”

Eşi; naptın hoca diyor. O da “artık düşünmeyeceğim o düşünsün borcumu ödemeyeceğimi” diyor.

İkincisi ise metafordaki gibi bir başka kanaldan başka bir stres ile stresin etkisini dengeleyebilir miyiz? Bu başka kanal ne olabilir. Düşünelim ki çocuk kazandı, okula girdi. Oradan ise yurtdışına okuma kararı alabilecek, ya da o okulda aslında kendisi ile çelişen başka bir kimlikte biri olma durumu ile karşı karşıya kalabilecek. Bu ise anne-babayı başka bir strese sokacaktır. Çünkü, çocuğunun kendinden uzaklaşması gibi bir durum onları da ciddi strese sokacaktır. Bu stres ise önceki olan stresin tam da zıddında bir stresi doğurur ve dengeleme etkisi yapar. Bu durumda artık ÜZ çocuğumuz en azında kendi doğal stresinin etkisi ile karşı karşıyadır. Bunu ise kendi otokontrolünde olan durum ile çözmesi veya tolere etmesi mümkündür.

Bu anlattıklarımın tersini de düşünmeniz mümkündür. Çok rahatlıkla iyi bir okulu kazanması mümkün olan çocuğu için uzaklaşmasın diye “hayır yanımda olsun burada herhangi bir yeri kazansın yeter” diyen çok aile gördüm. Çocukta bulunduğu ilin en iyi okulunu kazanması ise yine stres kaynağı olarak durmaktadır kenarda. Dengeleyici stres kaynağı ise “burada olursa belki bizimle çatışır ve soğur”, “kendi yeteneklerini yanımızda geliştiremeyebilir” olabilir.

Evet ÜZ çocuk için stres asla vazgeçilmezdir. Stresin kontrol edilebilecek halde olunması elbetteki asıl istediğimiz durum. Ancak ÜZ çocuklar için süreçlerin normaller gibi işlemediğini her zaman söyledim. O yüzden mekanizmanın nasıl çalıştığını bildiğimiz için nasıl çözümler üretebileceğimizi de bilmek için kafa yormamız gerekmektedir.

O zaman stresi kontrol edebildiğimizde ya da stresin etkisini yok eden başka stres kaynakları üretebildiğimizde güçlü olabiliriz. Gücü yanımıza alabilirsek de yeteneğin ortaya çıkışını daha kolay sağlayabiliriz.

Üstün/özel Yetenekliler Uzmanı

Doç. Dr. Hasan Said TORTOP